Felsefe

Carl Gustav Jung’un Arketip Kavramı

Carl Gustav Jung

Arkitep, psikolojide, algılarımızı ve şuurumuzun içeriklerini bir araya getirip düzenleyen ve algılarımızı bir araya getirip toplayan bir kavramdır. Jung, kavramına arkitep ismini vermeden önce, “başlangıçtan beri var olan imgeler” ve “kollektif bilincin hakimleri” isimlerini kullanmıştı. Sonrasında ise arkitep ismini koymasındaki etken Augustinus olmuştu.

Jung’un arkitep ismini bulmasına sebep olan Augustinus’un “ideae principales“ı “Temel düşünceler, belli bazı biçimlerdir ya da şeylerin sabit ve değişmez nedenleridir. Bunlar oluşturulmazlar, sonsuza dek aynı şekilde devam ederler ve ilahi anlayış içinde kapsanmaktadırlar. Ve kendileri yok olmamalarına rağmen, var olabilen ve yok olabilen her şey bunların biçimlerine göre oluşur. Fakat deniyor ki ruh bunları göremez” anlamına gelmektedir.

Ruhu, bilinç ve bilinçdışı olarak iki kola ayıran Jung, bilinçdışını da kolektif ve kişisel bilinçdışı olarak ikiye ayırır. Arketipleri kolektif bilinçdışının çekirdek yapıları olarak ele alır. Jung’a göre kaynağının kişisel deneyimlerimiz olduğu öne sürülen ruhun biliçdışı kolunun kişisel bilinçdışı bölümü, insanlara huzursuzluk veren, yarattığı bu huzursuzluk için bastırdığımız ve bilinçsizce algılayıp düşündüğümüz her türlü şeyin toplandığı yapı olarak tanımlamıştır.

Geriye kalan kolektif bilinçdışı ise kalıcı olarak insanın doğuştan kazandığı, cinsellik, doğum, ölüm, sevgi ve korku vb. gibi karakteristik özelliklerin oluştuğu yapıdır. Karakteristik özellikler ve diğer içeriklerin hepsi etkisizdir. Yani hiçbir olumlu ve olumsuz etkiye maruz kalmazlar. Sadece bilinç ile bir temas söz konusu olduğu zaman güç kazanırlar. Bu neden dolayı Jung, kolektif bilinçdışını “objektif ruh” olarak da adlandırmıştır.

Mitlerin arketiplerin temsilcileri olduğunu söyleyen Jung’a göre  mit öykü ve efsanelerindeki mitsel karakterlerin ve olay örgülerinin hepsinin bir arketipe karşılıktır. Tüm insanlık boyunca dünyada farklı formlarda görünen arketipler, yalnızca bir deneyim ile devinime uğradıklarında o anda yer aldıkları kültürden etkilenerek hangi elbiseyle görünmeleri gerekiyorsa o elbiseyle görünüşe çıkarlar. Öbür tarafta, harekete geçirilmeyen bir arketip algılanamaz. Her arketip psişik bir özelliğin temsilcisidir. Arketiplerin devinmesi demek, bilinçdışında gücü ortaya çıkmamış olarak yer alan üretkenlik, cesaret vb. gibi psişik özelliklerin faal hale gelmesi demektir.

Makale Yazarı Onur Turalı

Düzce Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri öğrencisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir