Felsefe

Weberci Yaklaşımın Rasyonalitesinden Marksizmin Eleştirisi

Karl Marx

19. yüzyılın Alman düşünür ve sosyologu Max Weber ile Prusya doğumlu filozof ve devrimci Karl Marx ‘toplum bilimci’ olduklarına yönelik ortak anlayışına sahiptiler. Yani toplumun bir emek sonucunda daha elverişli ve tam olarak işleyişli olmasını, gerçeğe uygun düşmeyen bir üslupta anlamaya çalışmaktaydılar. Weber ile Marx’ın düşündüğü şey ise kendilerinin birer ‘bilim insanı’ oldukları ve bu sahip oldukları bilimsel düşüncenin temeli kendilerini o ana kadarki düşünürlerden -eskilerden- ayırmasıydı.

Marx İle Weber’in ortak düşüncesi: tarihin sonu ve insan zihninin fonksiyonu

Karl Marx ile Max Weber’in ortak bir düşünce noktası vardı: tarihin sonu ve o andaki insan zihninin fonksiyonu. Max Weber, pozitivizmde olduğu gibi marksistler için bir sorunu açığa çıkarmıştı. Devrimden önce oluşturulan bir eleştiri, devrimden sonra şüpheli bir hale gelebilirdi. Hatta yerine göre desteklenmezdi bile. Prodhon’un “insanların değil şeylerin yönetimi” sözü, devrimden sonraki düşüncenin ve politikanın problemi olarak dile getirilir. Fakat bu kavramın yerini “varolan her şeyin acımasız bir eleştirisi” alması bütün marksistler için insan aklının eleştiri özelliği taşımaktan araçsal bir işleve tahavvül etmesinden kaynaklanan bir soruna yol açmaktaydı. Bu sebeple, devrimden önce Weber ile Marx arasındaki fark devrimden sonra “insanların değil şeylerin önemi” olan bilhassa eleştirel işlev yerini “varolan her şeyin acımasız eleştirisi”ne dönüştürmesiyle gözden kaybolur.

 

Max Weber

Weber ve Nihilizm

Weber, Nietzsche’nin değerlendirmesine dayanarak, tarihin sonunu bir olasılık kabul eder. Weber de Nietzsche gibi nihilizmi kurtuluş yolu olarak değil de, tam aksine, tarihin sonuna katlanmak olarak değerlendirir. Max Weber için nihilizm yalnızca, insanca bir şartın altında yatan ve kesinlikle üstesinden gelinemeyen sonsuzluğun gerçekliğiydi. Weber, her zaman nihilizmi, zihnin insani kıymetlere ve değerlere yabancılaşması olarak yorumlar.

Marksizm ile Nihilizmin Muvacehesi

Marksizmin nihilizm ile müdacelesi, devrimden sonra fakirliğin, kıtlığın ve sınıf ayrımının ortadan kaldırılması gerekirken tam tersine işgalin sürdürülmesi ve daha fazla toprağa yayılması zorunluluğuyla ortaya çıkmıştı. Eski düzenin ortadan kaldırılması gerekliliği, akla ve düşünceye bir uyum getirdiği yerde, devrimin değişmez başarısı da gerekliliği ile birlikte akıl ile değer arasındaki göreliği de yıkmıştır.

Makale Yazarı Onur Turalı

Düzce Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri öğrencisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir