Olaylar

Yesenin ve Mayakovski’nin Hikayesi

Birbirlerini bilek gücü ile yermeye çalışan, fakat buna rağmen dost kalmayı becerebilmiş iki güzel insan; Yesenin ve Mayakovski. Vladimir Mayakovski, 7 ya da 19 Temmuz Kutais doğumlu, annesi ve babası tam olarak bilinmeyen şair, oyun yazarı, film ve tiyatro aktörü. Sergey Yesenin, 3 Ekim Ryazan doğumlu 9 yaşında ilk şiirini yazmış olan Rus şair.

Bu dünyada
Ölmek güç bir şey değil,
Bir hayata başlamaktır
Asıl güç olan.

Sergey Yesenin

Yesenin, 23 yaşında yaşadığı bir psikolojik sorundan dolay bir ay akıl hastanesinde kaldı. Noel için hastaneden çıkarıldıktan bir gün sonra  18 Aralık 1925’te kendini asarak intihar etti. İntihar etmeden önce de bileklerini kesip dostu Mayakovski’ye kanıyla yazdığı veda şiirini yazdı. 23 yaşında hayatına son veren Yesenin adına devlet tarafından cenaze töreni düzenlendi. Fakat Josef Stalin ve Nikita Khrushchev zamanında Kremlin tarafından Yesenin’in bazı eserleri yasaklandı. Buna rağmen ünlü şairin eserlerinin bir çoğu 1966 yılında tekrar yayımlandı.

Yesenin’in şiirlerinde etkileyici bir içtenlik söz konusu. Özellikle Fransız şairlerin Yesenin’i sevdiklerini ve Yesenin’i kendilerine yakın bulduklarını da bir gerçek. Böylesine tanınmış bir genç yazar, özellikle 9 yaşında şiir yazmaya başlaması ve 19 yaşında çalıştığı yayınevi tarafından Moskova’ya gönderilmesi takibinde Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve Ekim Devriminden sonra, Bolşevizmin kurallarını kritize ederek bunları şiirlerine yansıtmasının yanında konuşma dilini şiire sokması genç yaşta ne denli katkıda bulunduğu kaçınılmaz bir gerçek.
1 Dünya Savaşı’ndan sonra fikirleri değişen Mayakovski zafer heyecanı ile dolduğu sıralarda yazdığı “Pantolonlu Bulut” adlı şiir kitabı, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü olan Maksim Gorki tarafından çok beğenilir, Gorki Mayakovski’ye övgü dolu yazılar yazar ve Maksim Gorki’nin yanı sıra eşi de Mayakovski’ye şu övgülerle bahseder;

Eşim Mayakovski’ye çok önem verirdi. Onun şiirde bir yerlere gelmesini istiyordu. Çünkü her ikisi de aynı şeyleri düşünüyor ve aynı şeyin peşinde koşuyordu. Onun günün birinde hakkında çok konuşalan biri olacağını çok iyi biliyordu.

Vladimir Mayakovski

Mayakovski Yesenin’e göre biraz daha politik ve siyasi nitelik taşıyan şiirler yazdığı için dönemin devrimcilerinden büyük eleştirilere maruz kalmıştır. Şairin siyaset içerikli şiirlerini okuyan Lenin Mayakovski hakkında şöyle demiştir:

Mayakovski’nin  şiirlerinden pek bir şey anlamıyorum ancak onun meydanlarda savaşacak bir uzman olduğunu hissediyorum. Onun yazdıkları siyasi açıdan belki tartışılabilir. Şiirlerinde çok fazla politik bir şey yok, insanları bir şeye davet eder bir hava yok. Şiiri komünistleri birleştirmeye yetmez. Ama politik bakış açısının doğru olduğuna inancım sonsuz.

1925’te yazdığı bazı taşlamalar yüzünden  İngiltere’ye girişi engellenen Mayakovski, ABD’ye Meksika üzerinden kaçar ve aynı yıl içerisinde İngiltere’ye gelip yakın arkadaşı olan Yesenin’in otel odasında intihar eder. Yesenin’in dostuna yazdığı “Elveda dost, elveda” adlı şiire karşılık olarak bir şiir yazar ve bu şiir zamanın devrimcileri tarafından büyük eleştirilere maruz kalan şiirden 5 yıl sonra, Mayakovski, 1930’da Lili Brik’i ve ailesini SSCB hükümetine emanet ettiğini dile getiren bir mektup yazıp silahla intihar eder.

Elveda dostum benim, elveda
Can dostum seninle dolu göğsüm
Çok önceden belirlenen bu ayrılık
Buluşmayı vaadediyor ilerde bir gün.

Elveda dostum el sıkışmadan, konuşmadan,
Üzülme ve kaşlarını eğme mutsuz.
Ölmek yeni bir şey değil dünyada,
Ama yaşamak da daha yeni değil kuşkusuz.

Başkentin karmaşasında
baktım çevreme
çok sert bir yüzle.
Hüzünlü,
sanki ölüm döşeğindeydim.
Yüreğim de yitik bu arada.

 

Makale Yazarı Onur Turalı

Düzce Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri öğrencisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir